Kendini İyi Hisset!

 

Sağlığınız için önemli olan konulara dikkat etmek kendinizi de iyi hissetmenizi sağlayacaktır. İyi uyumanın, düzgün beslenmenin ve fiziksel aktivitenin beden sağlığı kadar ruh sağlığı üzerindeki önemi de oldukça fazladır. İyi uyunmadığı zaman olumsuz duygular fazlalaşır ve daha kolay dış etmenlerden etkilenir hale gelir insan. Zamanında yenen dengeli yemekler ve bol su içme daha sağlıklı ve mutlu hissetmenizi sağlayacaktır.  Fiziksel aktivite özellikle de vücutta iyi hissetmenizi sağlayan endorfin adı verilen hormonların miktarını artırır.

Kendinizi iyi hissetmek için keyif aldığınız şeyler yapmanız çok önemlidir. Resim yapmak, kitap okumak, yemek yapmak, müzik dinlemek hoşunuza giden ne varsa onları yapın. Ayrıca yeni şeyler öğrenmek de hem ruhunuzu olumlu etkiler hem de sizi zinde tutar. Ruha iyi gelen baska bir şey ise başkaları için bir şeyler yapmaktır. Bir dernekte çalışmak hem başkalarına faydalı olmanızı sağlar hem de yeni insanlarla tanışırsınız. Ayrıca özgüveninizi de arttırır.

İyi hissetmek için kendinizi olduğunuz gibi kabul edin. Kendinize değer verdiğiniz zaman diğer insanlarla olan ilişkileriniz daha olumlu hale gelir ve zorluklarla daha kolay başa çıkabilirsiniz. İnsanın kendini olduğu gibi kabul etmesi çok kolay değildir. Bunun için işte bazı ipuçları: Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın, mükemmel iyinin düşmanıdır; mükemmel olmaya uğraşmayın, pozitif yönlerinize odaklanın.

Kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak pek çok yol var, birinden başlamaya ne dersiniz?

 

 

Kendimi Seviyorum

 

Sevmek öğrenilen bir duygu mudur? Kesinlikle evet. Etrafa yayılan bir duygu mudur? Ona da evet. Kendimizi sevmeyi öğrendiğimizde çevremizdekilere bu duyguyu yayabiliriz. Yayıldıkça büyür sevgi ve büyüdükçe güçlenir.

Bazı zamanlar vardır. Hayatın zorlukları kendimizi unutturur. Bir bakmışız ki kendimizi sevemez, aynadaki bizi gördüğümüzde ona gülümsemez olmuşuz. Hastalık zamanları çoğu zaman böyledir. Biz ya da bir yakınımız hastalandığında tek düşündüğümüz hastalık olur. Hastalık ile yatar, hastalıkla kalkarız. Tek konuştuğumuz şey de o hastalık olur. Bir süre sonra kendimizi sevmeyi unuturuz. Biz sevgiyi unuttukça hastalıklar hayatımızın önüne geçer. Oysa ki hayat içinde acının, tatlının, zorun, kolayın olduğu bir süreçtir. Bunları hayatın döngüsü içinde zaman zaman karşımıza çıkarlar. Bununla birlikte yaşamın odağı biz olduğumuza göre, biz sağlam durmalı ve tüm bu duygularla başa çıkmayı öğrenmeliyiz.

Kendimizin ya da bir yakınımızın hastalanması durumunda eğer her şeyi hastalık üzerine kurgular, yaşamı kaçırırsak bir süre sonra kendimizi sevmeyi bırakırız. Bu da bizi mutsuzluğa sürükler. Biz mutsuz olduğumuzda çevremiz de mutsuz olmaya başlar. Çiçekler bile sevgisiz ve olumsuz ortamlarda yaşayamazken, biz insanlar nasıl yaşayalım?

O zaman hasta olsak da bir hastaya bakıyor olsak da hayattan keyif alınabileceğini unutmayalım. O aynadaki beni sevelim. Onun nelerden mutlu olduğunu hatırlayalım. Hastalıkların bizi yenmesine izin vermeyelim, biz onları yenelim. Unutmayalım ki sevgi her şeyin ilacıdır.

 

Sevgiyle kalın.

 

OLUMLU DÜŞÜNELİM, OLUMLU OLSUN

Bardağın yarısı dolu mu boş mu? Yüzyıllardır sorulan sorulardan birisi bu. Siz bardağın hangi tarafını görenlerdensiniz?

Eğer bardağın boş tarafını görenlerdenseniz hayat sizin için zor; özellikle hastalık zamanlarında daha da zor… Diğer taraftan bardağın yarısını dolu görenler yani olumlu düşünenler için güzel haberlerimiz var.

Olumlu düşünmenin sağlığa pek çok faydası kanıtlanmış: Yaşam süresini uzatır, depresyon olasılığını azaltır, stres düzeylerini düşürür, bağışıklık sistemini güçlendirir, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar, kardiyovasküler hastalıklardan ölüm riskini azaltır, zorluklarla daha iyi başa çıkabilmeyi sağlar.

Tıbbın babası Hipokrat (Hippocrates), sağlığı beden, akıl ve çevre arasındaki denge durumu olarak tanımlamıştır. Bu yüzden de çevre ile doğru iletişim kurma, akıl sağlığı ve beden sağlığını koruma bir bütündür. Hastalıklar da zaten bu dengenin bozulması sonucu ortaya çıkar. İşte olumlu düşünmenin akıl sağlığını destekleme ve çevre ile olumlu iletişim kurma anlamında sağladıkları genel sağlığın korunmasında bu yüzden önemlidir.

Olumlu düşünmek çok kolay mı diye dşünebilirsiniz. Özellikle de hayatınızda hastalıklarla başa çıkmaya çalışıyorsanız… Haklısınız, çok kolay değil tabii. Ancak şöyle düşünün, iki seçeneğiniz var. Olumlu düşünmek ve olumsuz düşünmek. Sonuçlarına bakalım. Olumlu düşününce beyniniz olumlu sinyaller alacak ve size rahatlatan kimyasallar salgılayacak, stresiniz azalacak, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Diğer taraftan olumsuz düşününce beyniniz size daha da sıkıntıya sokacak kimyasallar salgılayacak ve olduğunuzdan daha da kötü hissedeceksiniz. Hangisini tercih edersiniz?

Olumlu düşünmeyi öğrenmek için neler yapmalıyız konusunda size bir kaç öneri. Her yaklaşımın altında bir iyi niyet olduğunu düşünerek bakın. Tecrübelerinizden öğrenmeye çalışın. Yeni fikirlere açık olun. Hayal kurmayı unutmayın. Kendinizi geliştirmek için çabalayın. Tüm bunları yaparak hem kendinizi daha mutlu hissedecek hem de düşüncelerinizi daha olumlu bir hale getirebileceksiniz.

Olumlu düşünmek tüm hayatınıza yansıyacaktır.

Kaynaklar:

The Role of Positive Thinking in Stress Management by Mayo Clinic Staff. http://www.mayoclinic.com/health/positive-thinking/SR00009

Volosin Colonel Dr Leonard. Health and Positive Thinking. Opinions 114-122

 

 

Strese Kapılıp Yaşamı Kaçırmayın…

Stres zorluklarla karşılaştığımızda hissettiğimiz duygudur. Hayatımızda başa çıkmakta zorlandığımız durumlarda stress seviyemiz de artar. Hasta olmak yada hasta bir yakınımıza bakmak da önemli stres sebeplerinden biridir. Stresi kontrol edebilmek, özellikle de stresin uzun sürdüğü durumlarda önemlidir. Çünkü stres sağlığımızı olumsuz etkileyebilir. Vücudumuz stres durumunda çeşitli hormonlar salgılar.  Bu hormonlar kan basıncını, kalp hızını ve kan şekerini etkileyebilir. Uzun süreli stres kilo alımına, kalp hastalıklarına, mensturasyon döneminde bozukluklara, akne ve diğer cilt problemlerine, depresyon ya da sinirlilik haline neden olabilir. Uzun süreli stresin bağışıklık sistemini zayıflattığı bilinmektedir. Uzun süreli stres, sağlığı olumsuz etkilediğine göre stresten uzak durmak ya da stresle başa çıkmak çok önemlidir. Stresle başa çıkabilmek için işte bazı öneriler:

Bakış açınızı genişletin: Esnek davranın. Her zaman tek doğru yoktur. Problemleri zorlaştırmak yerine çözüm bulmaya çalışın. Yapmanız gereken işlerin üstesinden gelmek için iyi organize olun. Her şeyi üstlenmeyin. Görev dağılımı yapın.

Rahat olun: Derin nefes alın. Stresli hissettiğinizde derin nefes alın ve kaslarınızı gevşetin. Gevşeyin. Gevşeme egzersizleri sizi rahatlatacaktır. Gergin kaslarınıza masaj yapın. Hoşunuz giden şeyleri yapmak için zaman ayırın.

Vücudunuza özen gösterin: Yeterince uyuyun. Gece yeterli uyumak günlük streslerden kurtulmanızı sağlayacaktır. Düzenli beslenin. Hareket edin. Fiziksel aktivite kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Düzenli yürümek en güzel fiziksel aktivitedir. Hem ruhunuza da iyi gelir. Stresle başa çıkmak için alkol, sigara ya da aşırı yeme gibi sağlıksız yöntemlere başvurmayın.

İletişim kurun: Stresinizi, sıkıntınızı sevdiklerinizle paylaşın. Gerektiğinde profesyonel yardım alın. Başka insanlarla bir araya gelin.

Ne kadar zorlukla karşılaşırsak karşılaşalım, üstesinden gelecek güce sahip olduğumuzu unutmayalım. Bunu aklımızda tutarsak başımıza gelenleri stres haline getirmez, hayatı kaçırmayız.

Bu yazıda Beril Koparal Ayanoğlu’nun Reflex Dergisi Nisan sayısındaki yazısından alıntı yapılmıştır.

 

Hastalıklarla Barışmak

Yıl 1989’du ilk olarak Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden içeri girdiğim. Nerdeyse 25 sene… Bu 25 senede çok sayıda hastalık ve hasta gördüm. Kişisel olarak kendim ya da yakın çevremin de hasta olduğu zamanlar oldu. Eşim de cerrah olduğu için yıllardır evin önemli konularından birisi hastalar ve hastalıklardır. Bunca yılda hastalıklar konusunda şunu öğrendim. Canlıysak hastalanırız. Özellikle insansak demedim çünkü evinizdeki kedinizin ya da köpeğinizin hatta çiçeğinizin hastalandığını görürsünüz. Öyleyse hayatın akışının içerisinde çok doğal bir süreç hastalıklar. Zaman zaman hastalandığımızda “neden bu benim başıma geldi?” diye düşünürüz hepimiz. Çoğu zaman da kendimizi çok kötü hissederiz. Oysa ki hastalıkların sadece bizim başımıza gelmediğini, her insanın hayatının çeşitli dönemlerinde farklı hastalıklarla karşılaşabileceğini düşünmek bizi rahatlatacaktır. Tüm bunlara karşın hastalıklarla barışmak ya da duygusal olarak başa çıkmak tabii ki kolay değildir. Bu konuda neler yapılabilir?

Düşüncelerimiz bizi mutlu ya da mutsuz edebilir. Daha da önemlisi zihin ve vücut aynı sistemin parçalarıdır ve birbirlerini etkilerler. Hastalandığımızda kendimizi ruhsal olarak da kötü hissederiz. Elbette bunun tam tersi de mümkün. Düşüncelerimizi yönlendirerek bedenimizin daha iyi hissetmesini sağlayabiliriz. Olumsuz düşünmenin bizlere hiç bir faydası yoktur. Her olayın içerisindeki olumlu tarafı bulmaya çalışmak zor gelse de bir kez yapmaya başladıktan sonra çok rahatlatıcı olacaktır. Aslında mutluluk kendimizle barışmakla başlıyor. Bu durum sadece sağlıkta değil hastalıkta da geçerlidir. Kendimizi tanıyarak sahip olduğumuz özelliklerden mutluluk duymak hastalandığımızda da bu özellikleri kullanmayı bilmemizi sağlar. Hastalandığımızda, ki bu herkesin başına gelebilecek ve gelen bir durumdur, bunun neden bizim başımıza geldiğini sorgulamak yerine tedavisine ya da yapılması gerekenlere odaklanmak hastalığın üstesinden daha çabuk gelmemizi sağlar. Hem bu şekilde hastalıkların da daha kolaylıkla üstesinden gelebiliriz.

Sitemizde başta idrar kaçırma ve yatan yetişkin bakımı olmak üzere pek çok konuda yazılara ulaşabileceksiniz. Her ay yeni bir konuk hekimimiz hem sizlere bilgiler verecek hem de sorularınızı yanıtlayacak. Kadınlara özel ve erkeklere özel bölümlerimizde hem idrar kaçırma ile ilgili tıbbi bilgilere ulaşabileceksiniz hem de sizlere özel güncel konular yer alacak. Burada ise her ay sizlerle sağlık problemleriyle yaşamak, sağlık problem olan kişilere bakmak, yaşamın tadını çıkarmak ve daha bir çok sosyal konuda bir arada olacağız. Bu konularda sormak istediklerinizi de yanıtlamaktan memnuniyet duyacağız.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere…