“Boncuk’un başı güzelce okşanacak” ya da “Dost’un sırtı kaşınacak” gibi tedavi dozları reçetelerine koyulabilse yatan hastalar eminiz ki ruhsal olarak kendilerini çok daha rahat hissedecekler.  Aileden ayrılma, korku, yalnızlık, depresyon ve benzeri hastalık durumlarının evcil hayvan terapisi ile azaldığı araştırmalarla kanıtlanmış. Evcil hayvanlarla iletişim yatan hastaların ‘kendilerini evlerinde hissetme’ duygusunu artırıyor.

Özellikle kronik hastalıkların tedavi ve rehabilitasyonunda evcil hayvan hastalar için çoğunlukla mükemmel bir arkadaş. İnsanoğlu, eski çağlardan günümüze kadar hayvanlarla etkileşim içinde olmuş, yaşamın her anında olduğu gibi tedavi amaçlı olarak da onların eşliğinden yararlanmıştır. Bugün hayvan destekli tedavi (HDT) yaşam kalitesini destekleyen ve sağlığa olumlu yararları olan alternatif bir tedavi biçimi olarak kabul edilmektedir.

Evcil hayvan yalnızca yatan hastanın değil aynı zamanda hasta yakınının da depresif ruh halini azalttığı, tansiyonu düzenlediği, ileri düzeyde stresle yaşayan kişilerin kardiyovasküler stres düzeyini azalttığı bilinmektedir. Yapılan bir araştırmaya göre, köpek sahipleri, köpek sahibi olmayanlarla karşılaştırıldığında, beyin hasarlı eşe destek verdiği zamanki stresli dönemlerinde köpeği olmayanlara göre yüksek tansiyona 1/5 oranında daha az maruz kalmaktadırlar.

Yatan hastanın bağımlılık hissinden kaynaklı stresli tüm durumlarında elini yalayan veya yatağının kenarına kıvrılan, onu karşılıksız seven ve gözünün ta derinliklerine ‘seni anlıyorum’ der gibi bakan bir dost büyük ölçüde destek olacaktır.